Doğu Karadeniz'de çığ ve heyelan riski arttı!
Doğu Karadeniz Bölgesi, coğrafi yapısı ve iklimsel özellikleri nedeniyle doğal afet riski en yüksek bölgeler arasında yer alıyor. Özellikle bahar aylarında artan sıcaklık dalgalanmaları, bölgede çığ ve heyelan tehlikesini ciddi şekilde artırıyor.
Doğu Karadeniz Bölgesi, coğrafi yapısı ve iklimsel özellikleri nedeniyle doğal afet riski en yüksek bölgeler arasında yer alıyor. Özellikle bahar aylarında artan sıcaklık dalgalanmaları, bölgede çığ ve heyelan tehlikesini ciddi şekilde artırıyor.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, konuya ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Ersoy, özellikle son haftalarda bölgede yaşanan ani sıcaklık değişimlerinin, doğa kaynaklı afetleri tetikleyebileceğine dikkat çekti.
“Geçtiğimiz haftalarda sıcaklıklar 10 derecenin altına düştü ve yoğun kar yağışı görüldü. Ardından hava aniden 20 derecelere çıktı. Bu ani değişimler, toprağın dengesini bozarak heyelan riskini artırıyor,” diyen Prof. Dr. Ersoy, denizden gelen yağışların sahil kesimini daha da savunmasız hale getirdiğini belirtti.
Geçmiş yıllara ait veriler de doğal afetlerin çoğunlukla ilkbahar döneminde yaşandığını gösteriyor. Uzmanlar, bölgedeki vatandaşları ve yetkilileri özellikle önümüzdeki haftalarda dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Çığ ve heyelanlara karşı hazırlıklı olunması gerektiği vurgulanıyor.
"Hangi iklim şartlarınıda olursa olsun artık bir heyelan ve taşkın gerçeğini yaşamaya başladık"
Heyelan ve taşkın gerçeğinin bilinmesi gerektiğini kaydeden Ersoy, "Hemen hemen her gün ya da Doğu Karadeniz kıyı illerinde irili ufaklı bizim haberdar olduğumuz ya da olmadığınız kütle hareketleri kaya düşmeleri de dahil yaşanmaya başladı. Burada en büyük etkilerden biri de tabii ki yağış. Çünkü aşırı yağışı zemin alınca suya doygun hale geliyor sonra küçük bir tetikleme ile beraber bu olaylarla karşılaşıyoruz. Arhavi'de 4 kişinin maalesef hayatını kaybetmesine neden olan bir heyelanı da yaşadık o günlerde de dikkat ederseniz ki 15 gündür hava sıcaklığı 15 derecenin üzerindeydi. Dolayısıyla artık bölgemizde bir gerçeği kabul etmemiz lazım. Bu gerçek hangi iklim şartlarında olursa olsun artık bir heyelan ve taşkın gerçeğini yaşamaya başladık. Bunu bilerek düşünmemiz lazım" diye konuştu.
"Bölgemiz açısından ulusal ölçekte bir aksiyon planının alınması lazım"
"Bölgemiz açısından ulusal ölçekte bir aksiyon planının alınması lazım" diyen Ersoy, "Doğa kaynaklı afetler ile başa çıkabilmemiz için ulusal ölçekte bir direnç sağlamamız lazım. Çünkü bireysel çabalarla ya da yerel imkanlarla bu şeylerden kalkmak zor. Birleşmiş Milletler 2020'li yıllarda yaptığı tanımda afeti yerel imkanlarla önüne geçilemez olay olarak görüyor. Dolayısıyla ülke genelinde biz Maraş depremlerinden sonra özellikle ülkemizin bir deprem ülkesi olduğunu kabul edip ona göre aksiyon planları aldığımızı düşünürsek bölgemiz açısından da ulusal ölçekte bir aksiyon planının alınması lazım. Özellikle çığ olayları da gündeme gelmeye başladı. Özellikle kıyı illerinin güney kesimlerinde çığ olaylarını da yoğun yaşıyoruz. Vatandaşların kesinlikle devlet kurumlarının yaptığı uyarılara dikkat etmeleri lazım. Mesela şu anda yayla göçleri yavaş yavaş başladı. Çığ riski beraberinde gelecek mi bilemiyoruz. Dolayısıyla bu durumda resmi kurumsal sitelerde bu uyarılar sık sık yapılıyor. Vatandaşların bu uyarıları dikkate alması gerekiyor. Dere kenarları sıkıntı çevresinde taşkınlar var. Hemen çevresinde de yamaçlar var. Dolayısıyla bizim bölgemizin bir gerçeği bu. Biz yamaçlara eğer uygun şartlarda jeolojik şartlarda düşünürsek yapılaşma yapabiliriz. Ama jeoteknik etütlerin sağlam olması lazım. Hiçbir etüt olmadan hiçbir bilimsel bir veri olmadan biz bunu yaparsak problemler ile karşılaşacağız" ifadelerini kullandı.
Bakmadan Geçme





